11.07.2005

Okumak

Yönetim kitapları, metodoloji kitapları ve teknik kitaplar. Neden çok kitap okuduğumu sordu bir arkadaşım; "dünya kitaplarda yazdığı gibi dönmüyor" dedi.

Ben de kendi kendime sordum; neden gerçekten? Nedir beni kitap okumak konusunda bu kadar motive eden şey? Aklıma gelen ilk cevap komikti; beni kitap okumak konusunda en çok motive eden şey yine kitap okumaktı. Bir içli köfte yedikten sonra ikincisini nasıl çekiyorsa canım, bir kitabı okuduktan sonra diğerini aynen ikinci içli köfte gibi arzuluyor beynim. Dünyanın nasıl döndüğü kimin umurunda?

Sonra biraz daha derinleştirdim düşüncemi. Peki neden içli köfte yiyorum dedim; bir metodun sevilecek ne yanı olabilir? Sevilecek yanı olmaz elbet, ona ihtiyaç hissetmem gerekir ancak. Bizzat ona. Bir medet ummam, problemimi çözmeme yardımcı olabileceğini düşünmem gerekir. Kısacası bir problemim olması ve öylesi bir problemin farkında olmam gerekir. Farkındalık okumaya neden, çözmeye odaklanmak da temel motivasyonum olsa gerek. İçli köfteye gelirsek, problem çözmekten hoşlanıyorum desem yeridir.

Biraz daha ileri gittim sonra: peki üçüncü içli köftenin ardından bir de pasta yemek neyin nesi? O da doyumsuzluk fikrini getirdi aklıma. Doymuyorum besbelli. Neden doymuyorum? diye sordum bu defa. Biri yeterli gelmiyor, midem dolsa da damağım doymuyor; dimağım doymuyor: bir yöntem çözmüyor benim aklımdaki problemi.

Okumak iyidir...

0 Yorumlar:

Yorum Gönder

<< Home